whatsapp-image-2017-03-17-at-20-55-43Merhaba ! Bize birkaç cümle ile kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Caner Yazıcıoğlu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (Benim zamanımdaki adı Karaelmas idi) İktisat bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra  İnsan kaynakları bilim dalı yüksek lisansını yaptım. Alan ile ilgili özellikle akademisyen kariyer planlamalarına ilişkin yazdığım bir tez var. Şuanda da Işık Üniversitesi Sürekli Eğitim merkezinde müdür yardımcısı olarak çalışmaktayım.

Okuduğunuz bölümü tercih etmek isteyenler için tanıtabilir misiniz?

İktisat diğer bir adıyla ekonomi bölümü, bildiğim kadarıyla İdari Bilimler içerisinde bilim olan tek bölüm. Dolayısıyla önem verilmesi gereken ve gerçekten çalışma yapıldığında üzerinde titrenilmesi gereken bir bölüm ki; insanlığın kendini fark edip üretime, gelişime adapte olmaya başladığı ilk süreç itibariyle iktisat bir bilim dalı olarak kendisini göstermiştir. Dolayısıyla bölümü tercih etmek isteyenler için şunu ifade edebilirim; gerçekten zevk alabilecekleri konular var. Çünkü hem makro hem mikro düzeyde büyümenin/kalkınmanın argümanlarını görecekler ve verimliliğin söz konusu olduğu alanda kendilerine katma değer sağlayacaklar. Bu bölüm, insanlığa faydalı, kişisel gelişime faydalı ve istihdam sürecinde hem kamu hem özel sektörde nokta atışları olan geniş bir yelpazeye sahip.


Bölümünüzü tercih etmenizdeki etkenler nelerdir?

Esasen bu bölüm ülkemiz üniversite eğitiminin kanayan yarası, arzı yüksek olan ve dolayısıyla çok fazla öğrenci ve mezunu olan bir bölüm. Ben açıkçası uluslararası siyasal bilimlerde eğitim almak istiyordum ancak birçok üniversite öğrencisi gibi hayalim olan bölümü değil puanımın yettiği bölümü okudum. İktisat bölümü de o doğrultuda yazdığım bir bölümdü. Ama hayalini kurmasam da bilinçli bir şekilde bu bölümü yazım. İktisat neden cazip göründü derseniz ekonomiye biraz daha ilgim vardı.

lisans-mezuniyetOkuduğunuz üniversite ve şehrin öğrenciler için imkanlarından bahseder misiniz?

Zonguldak’ta okudum. Altyapısı itibariyle zayıf bir şehirdir; Türkiye’nin en eski şehirlerinden bir tanesi. Şehrin birçok noktasında maden ocağı olduğu için yerleşim çok sınırlı bölgelerde kalmış.  Dolayısıyla kira fiyatları ve yaşam şartları maddi anlamda çok yüksek açıkçası, öğrenciler bu nedenle çok mutlu olmayabilirler. Kişisel gelişim için üniversite içerinde öğrenci kulüp etkinlikleri sayesinde olanaklar vardı, ancak şehrin imkanları kıt idi. Benim zamanımda iki tane İngilizce kursu vardı onlarda akademik olarak yükselmek isteyenlere verilen kurslardı. Yine de Türkiye ölçeğinde gelişmiş kentlerden biridir diye düşünüyorum ama kişisel gelişime ne denli yeterli olur bilemiyorum.  İstanbul’a 5 saat ve Ankara’ya 4 saatlik mesafede olması dolayısıyla ilgili olduğum konularda hafta sonu etkinliklerine katılıyordum.  Hatta bu sayede aldığım sertifikalar var. Örneğin bir tanesi; İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen iktisat kongresiydi, 4 günlük bir zirveydi. İki gün fedakarlıkta bulundum derslerimden. Ketin büyükşehirlere olan bu yakınlığı büyük avantajlar sağlıyor kısacası.


isyeriOkuduğunuz bölümün size göre olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? İş olanaklarından bahseder misiniz?

Olumlu yanı iktisat bir bilim dalıdır. Dolayısıyla kişinin hem kendini geliştirmesi hem de bulunduğu toplum ve sosyal çevrede gelişime katkı sağlamasında önemli içeriklere sahip. İstihdam tarafında bir değerlendirme yapıldığında; siz iktisat mezunu olduğunuzda birçok iş dalında kendinize fırsat bulabilirsiniz, istihdam alanı geniş. İktisadın çok sayıda mezun vermesi olumsuz bir yöndür. Zira sıkı bir rekabet vardır. Kişi aldığı teorik eğitim ile sınırlı kalmamalı; eğitimi esnasında ve sonrasındaki süreç içerisinde kendisini geliştirmediği müddetçe fırsatları yakalamak anlamında zorlanacaktır.

Mezun olduktan sonra iş hayatına nasıl başladınız? İş deneyimleriniz nelerdir?

Birçok iş yerinde erkek adaylar için askerlik muafiyeti zorunluluğu vardır. İlk etapta iş bulamadığım, zorlandığım 2 aylık bir süreç oldu.  Sonra özel bir giyim mağazasında satış danışmanı olarak işe başladım. Hatta başarılı bir öğrencilik ve başarılı bir sosyal birey olma özelliklerim nedeniyle  burada çalışmamı yadırgayan insanlar oldu, çünkü bir yerden başlama gerekliliğine, insanlar pek adapte olamıyorlar. Bence mezuniyet sonrası istihdam sürecinde yaşanan en önemli problemlerden biri de bu ego çatışmasından ileri geliyor. Maddi durum ve iş statüsünden ziyade, iş alanlarını görmek, kurumsal tarafa adım atabilmek benim için önemliydi. İyi bir noktadan başladım. Orada çalışırken aynı anda yüksek lisansa başladım. O zaman bir vakıf üniversitesinden teklif aldım ve mağazadan ayrılıp üniversitede çalışmaya başladım. 5 yılı aşan bir çalışma hayatım var ve bu sürede oldukça hızlı yükseldim.


etkinlik

Şu an tam olarak iş hayatınızda neler yapıyorsunuz? Birkaç örnekle açıklayabilir misiniz?

Sürekli eğitim merkezinde müdür yardımcısı olarak çalışmaktayım. Bizim işimiz üniversite içerisindeki önlisans, lisans ve lisansüstü dışındaki eğitim programlarını organize ve koordine etmek üzerine kurulu esasen. Akademik içerikleri eğitmenlerimizle birlikte, organizasyonel süreçleri de tamamen kendi tarafımızda planlayarak hayata geçiriyoruz. Özellikle üniversitemizin fakülteleri temel alınarak, uzmanlık alanlarımızı tespit ediyor, ne alanda güçlüysek o alanda eğitim programları geliştiriyor ve buna hem kurumsal düzeyde hem genel katılıma açık olarak bireysel düzeydeki paydaşlarımızın ihtiyaçlarına sunuyoruz.

Mesleğinize dair bir anınızı paylaşır mısınız?

Bizim çalışma alanımızda bazen açtığınız bir eğitim programı sizin ihtiyaç duyduğunuz alanlardan bir tanesi olabilir. Örneğin; önceki çalıştığım üniversitede bir sosyal medya uzmanlığı programını başlattık ve o dönemdeki rektörümüz benim ve kurumsal iletişimde çalışmakta olan iki arkadaşımızın da bu programa katılması için talimat gönderdi. İlk etapta pek hoşuma gitmedi tabi ki, sosyal medya uzmanlığı benim için neden gerekli olsun bunu zaten ilgili birimler desteğiyle sağlıyoruz gibi düşündüm. Ama sonra programa başlayınca gördüm ki müthiş bir ortam ve dinamizm var. Eğitimlerimizin içinde gerçekten yüksek bir katma değer sağlanıyor, iyi arkadaşlıklar kuruluyor; dolayısıyla eğitim sürecinin sonunda gördüm ki gerçekten çok yararlı bilgiler ve çevreler edindim. Sosyal medyanın sadece bir pazarlama enstrümanı değil; kurumun dışa açılan yüzünü temsil ettiğiniz durumlarda da iyi bir mecra olduğunu fark ettim. Böylece, hem önyargıların ne denli kötü bir kişilik özelliği olduğunu anladım, hem de güzel bir anı edindim.

Bu bölümü tercih edecek kişiler için tavsiyeleriniz nelerdir?tatil

İktisat ve işletme alanlarında çok fazla insan eğitim görmekte, son yıllarda artan üniversite sayıları var ve ilk açılan bölümler de genelde bu bölümlerdir. Her yerde İktisat ve İşletme bölümleri var, dolayısıyla rekabet her geçen gün daha da artıyor. İfade ettiğim gibi, iktisat sadece mali, finansal konuları ve  alana ilişkin kuramları temel alan bir yapıda eğitim içeriği sağlamamaktadır. Bu nedenle geniş bir yelpazede istihdam olanakları bulunmaktadır. Ancak eğitim esnası ve sonrasındaki kişisel gelişim atakları çok önemli. Bu bölümü tercih edeceklere naçizane tavsiyem; ekonomik gösterge ve analizler ilgililerini çekiyorsa, bu alandaki politik gelişmeler ve süreçlerle ilgilenmekten keyif alıyorlarsa, kalkınma ve büyüme gibi kavramların toplumsal düzeyde sağlayacağı yararları görmeye meraklılarsa tercihte bulunmalılar. Ayrıca sadece teorinin yeterli olmayacağını, okumak ve araştırmanın sınırı olmadığını da mutlaka bilmeliler.

whatsapp-image-2017-03-17-at-20-55-43-1

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Üniversitelerimizin verdikleri eğitim ve sağladıkları çıktılar itibariyle –ki bunlar içerisinde akademik/bilimsel çalışmalar, öğrenci başına düşen akademisyen sayısı vb. gibi çok farklı kriterler ile ölçümler yapılmakta- çok düşük seviyelerde seyrettiklerini görüyoruz. Özellikle uygulama temelli eğitim-öğretim modellerinde daha üretken olabilmeli ve sonuca gidebilmeliyiz. Ümit ediyorum ki; gelecek yıllarda çok daha iyi konumlara erişebileceğiz. Bunun için herkese görev düşüyor fakat öğrencilerin rolü bence bu sürecin en önemli adımı olacaktır.


“Caner YAZICIOĞLU&rdquo hakkında 0 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir