fotograf-1Merhaba ! Bize birkaç cümle ile kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar ben Erkan Özkan. Doğa Koleji İstanbul Beykent kampüsünde lise matematik öğretmeni ve Avrupa Yakası 2. Bölge zümre başkanı olarak görev yapıyorum. Lisans eğitimimi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik bölümünde, yüksek lisans eğitimimi Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi bölümünde tamamladım. Ulusal ve uluslararası alanda proje çalışmalarım ve makale yayınlarım bulunmaktadır.

Okuduğunuz bölümü tercih etmek isteyenler için tanıtabilir misiniz?

Fen Edebiyat Fakültesi mezuniyetimin ardından Pedagojik Formasyon Eğitimi aldım. Formasyon eğitimi almadan önce öğretmenliğe başladım. Matematik branşında öğretmenler için ders anlatımlarında Fen Edebiyat mezunu olmanın birçok avantajı var. Teorem ve ispatlar, kavramsal metotlar size daha fazla disiplin ve konu hakimiyeti sağlıyor. Örneğin, biz 8 tane analiz dersi alırken Öğretmenlik Fakülteleri sadece 4 analiz dersi görüyordu. Fen Edebiyat Fakültesi Matematik bölümünde kavramların anlamlarına ve formüllere/ispatlara dayalı teorik bir eğitim var. Üniversite ilk yılında öğretmenlik mesleğine herhangi bir yakınlık duymadım ama sonrasında özellikle 2009’dan sonra başlayan Pedagojik Formasyon eğitimiyle meslek alanımı öğretmenlik ile devam ettirme kararı aldım. Pedagojik Formasyon derslerinde eğitim bilimleri alanındaki özellikle uygulama derslerinde öğretmenlik becerilerimi geliştirme fırsatı var. Dersler için hazırlanan ödevler, sunumlar, yazılı, sözlü sınavlar, okul stajı, örnek ders anlatımı meslekte kişisel gelişim için çok önemli.

Bölümünüzü tercih etmenizdeki etkenler nelerdir?fotograf-8

Sınıf içinde de kullandığım bir cümle var: “Sevdiğim ve kendim için en doğru seçim olduğuna inandığım mesleği yapıyorum.” Küçük yaşlardan itibaren matematiğe karşı ilgim vardı. 5-6 yaşlarında kumsalda kum kovalarıyla oynarken küp yapabilir miyim? diye aileme sorduğum soru üstüne Çapa Tıp Fakültesinde zeka testine yönlendiriliyorum ve yaşıma göre daha yüksek bir zekaya sahip olduğum tespit ediliyor. Bunu söyleyince soru geliyor: “Halen nasıl zekanız?” diye. Zekam şu an normal çünkü ondan sonra herhangi bir eğitim almadım. Zeka düzeyim 10 yaşından sonra normal seviyedeydi. Matematik bölümünü tercih etmemdeki en büyük sebep, matematik branşına olan yatkınlığımdı. Daha sonrasında ilgim öğretmenlik mesleği yönünde oldu. Matematik ile ilgili mesleklerde hangi imkanlar var diye hayatım boyunca hiç düşünmedim. Branşımı sevdiğim için çalışmalarım hep bu yönde oldu bu sebeple bu bölümü tercih ettim. Öncelikle öğrenmeyi çok seviyorum.

fotograf-9Okuduğunuz üniversite ve şehrin öğrenciler için imkanlarından bahseder misiniz?

İstanbul’da doğdum ve büyüdüm; İstanbul uzun yıllardır tanıdığım ve yaşadığım bir şehir. Yaşadığınız yerde üniversite okumanın bir avantajı var; çevreniz ona göre şekilleniyor. Çalışma hayatınızda ister istemez bir çevreniz oluyor çalışma imkanlarınız daha geniş oluyor. Bu anlamda okuduğum üniversitenin ve şehrin yaşadığım yer olmasının büyük avantajlarını yaşadım. İstanbul için Türkiye’nin en kalabalık nüfuslu ve en gelişmiş şehri diyebiliriz. Dünyada da bu anlamada çok sayılı şehirlerden biridir. Hem istediğimiz bir hedef varsa oraya ulaşma noktasında hem de iş bulmaya, kendini geliştirmeye imkan veren bir şehir. Üniversite okuduğum ilk yıldan itibaren de çalışma hayatına da başladığım için bunun çok büyük avantajlarını gördüm. Onun dışında da genelde de eğitim kurumlarının merkezi İstanbul’dadır. Eğitim organizasyonlarının büyük bölümü İstanbul’da yapılıyor. Bu şehirde üniversite okumak öğrenciye oldukça büyük avantajlar getiriyor.

Okuduğunuz bölümün size göre olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? İş olanaklarından bahseder
misiniz?

Fen Edebiyat Fakültesi mezunu olduğum için Pedagojik Formasyon fotograf-4eğitimindeki derslerde ilk zamanlar zorlandım. Fen Edebiyat Fakültesinin avantajı ileriki yıllarda yararlanabileceğiniz teorik kazanımlara sahip bir eğitim almanız. Örneğin; bitirme tez çalışması sürecinde öğrenilenlerle ileriki yıllarda Tübitak projeleri gibi birçok çalışma kolaylıkla yapılabilir. Pedagojik Formasyon almanın avantajı ise öğretmenlik mesleğine giriş yapıyorsunuz ve ilk öğretmenlik tecrübelerinizi yaşıyorsunuz/önceki tecrübelerinizi sorguluyorsunuz. Türkiye’nin en iyi üniversitesinde de okusanız, yurtdışında en iyi üniversitelerde de eğitim alsanız da öğretmenlik alınan eğitimlerden çok daha değerli bir meslek. Alınan dersler ile belirli bir seviye getirebileceğiniz davranışların yanında, yıllar içinde tecrübe ettiğiniz kavramlar var: Öğrenciler ile doğru diyalog, samimiyet, vicdan, hak ve adalet, etik…. Her bölümde de olduğu gibi bu bölümlerinde olumsuz yönleri var. Örneğin Fen Edebiyat Fakültesinde matematikçi olduğunuzda iş imkanınız çok sınırlı olabiliyor, banka, yazılım sektörü tercih edilebiliyor. Çünkü bir matematikçi hızlı hesap yapabiliyor, hesap kabiliyeti ve yazılım kullanma kabiliyeti becerisi oldukça üst düzeyde olabiliyor. Eğitimler alarak yazılımcı olunabilir çünkü özellikle bir matematikçi analitik düşünmeyi daha ilk yıllarda hallettiği için sadece bilgisayar kullanımının ve algoritmaya hakim olması yeterli. Bunların dışında, akademisyenlik de tercih edilebilir. Formasyon eğitimi ardından KPSS ile devlet kadrolarına atanabiliyor ya da özel sektörde eğitim kurumlarında öğretmenlik yapılabiliyor.

fotograf-7

Mezun olduktan sonra iş hayatına nasıl başladınız? İlk iş deneyimleriniz nelerdir?

Üniversiteyi kazandığım yıl ile birlikte çalışma hayatım da başladı. Bakırköy’de bir dershanede etüt öğretmeni olarak çalıştım. İlk iş deneyimimde, para almadan görev yaptım; soru çözümlerinde ve etütlerde ilk iş tecrübem oldu. Hep söyledikleri gibi o kara tahtada o tebeşirin tozunu yutmak gerekir. Sınıfta benden büyük öğrenciler vardı ama hiçbirinin bundan haberi yoktu. Üniversite hayatımda farklı dershanelerde çalıştım. İş hayatına erken başlamamın faydası da daha sabırlı olmayı öğrenmem oldu. Mezun olduğumda eğitim sektöründe çevrem oluştu. Devlet okulunda bir yıl ücretli öğretmenlik yaptım. Bir yıl daha dershaneciliğe devam ettim. 2012 yılında dershaneler kapanma sürecine girdiği için özel okula geçtim.

Şu an tam olarak iş hayatınızda neler yapıyorsunuz? Birkaç örnekle açıklayabilir misiniz?fotograf-2

Özel sektörde aynı kurumda beş yıl tecrübesi önemlidir eğer siz bir kurumda özel okulda öğretmenlikte istikrarlıysanız, bu oldukça saygı duyulması gereken bir durum. Çünkü kurum kültürüne alışıyorsunuz ve daha nitelikli işler yapabiliyorsunuz. Devlette de 5-10 yıl hep aynı okulda çalışmak istikrar açısında önemlidir. Sık sık iş değiştirme dezavantajlı bir durumdur. Doğa Kolejinde 4. yılım. Doğa Koleji Beykent kampüsünde lise matematik öğretmenliği ve bölge zümre başkanlığı görevlerini yürütüyorum. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası alanda yer aldığım projelerle kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Uluslararası Öncü Eğitimciler Derneği’nde Proje Temelli Eğitimlerinin atölye liderliğini, aynı zamanda Beylikdüzü Belediyesi Gençlik Merkezi’nin proje danışmanlığını yürütüyorum.

fotograf-6Mesleğinize dair bir anınızı paylaşır mısınız?

Öğretmenseniz her gün bir hatıranız vardır. İlk Bakırköy’de dershane etüt öğretmenliği yaparken orada tecrübeli hocaların cümleleri aklımda gitmiyor. Daha sınıfa girerken çocuklar sizin tecrübenizi, hayat felsefenizi, duruşunuzu anlar. Bu gerçekten benim için en büyük anılardan biridir. Öğretmenler genelde sene başında aynı zamanda o an hoca kendini anlatmak için belki bir dersini harcıyor; buna gerek yok aslında. Genelde tersini yapıyorum kendimden az bahsedip, tanışmayı sürecine bırakıyorum. Onun dışında öğrencilerle genelde farklı diyaloglarımız var. Ben lise kademesine giriyorum bu yıldan sonrada herhangi bir kademe değişikliği düşünmüyorum. Onlarla hakkımdaki bilgilerimi çok paylaşmadığım için onların benim farklı yönlerimi sosyal medyada kendileri araştırıp bulmaları benim için yaşadığım güzel bir anıdır. Yani öğrenciye o tür bir bilgiyi hazır vermeyip öğrencinin beni bir şekilde keşfetmesi beni mutlu ediyor.

Bu bölümü tercih edecek kişiler için tavsiyeleriniz nelerdir?fotograf-10

Günümüzde Fen Edebiyat Fakültelerini puanları son yıllarda çok düştü. Fen Edebiyat Fakültesinde matematik seçip matematikçi olmak, ağır bir eğitim almak sonra bankacılığa veya yazılımcılığa geçmek aslında enerji kaybıdır. Eğer siz yazılımcı olacaksanız bunun bir bölümü var ve orada eğitim almanız sizin için daha yararlı olacaktır. Öğretmenlik tarifi olmayan bir meslek, insanlarla uğraşıyorsunuz ve değişken bir varlığız; her an her günümüz birbirini tutmuyor. Gün içinde sınıflara koşa koşa gittiğimiz, yürüyerek gittiğimiz, bir de artık koridoru dolaşarak zaman geçirdiğimiz zamanlar olabiliyor. Yeni jenerasyon yani “Z” nesli gerçekten çok farklı, bunu anlayıp size reaksiyon verebiliyor. Günümüzde ortalama bir fakülte mezunu da matematik anlatabilir ama fark rehber olmakta, yani ders anlatım kalitesi sunum biçimine dayanıyor.

 

Kendinize geliştirmek için neler yaptınız?

İlkokulu, ortaokul, lise, üniversite eğitim hayatımda bütün matematik öğretmenlerimin üzerimde çok büyük emekleri var öncelikle. Çalışma hayatımda birlikte görev yaptığım öğretmenleri, yöneticileri çok iyi gözlemlemeye çalıştım, ortak projelerde yer aldım. Sadece matematikten ziyade farklı alanlarda özellikle sosyal alanda projeler üzerine yoğunlaştım. Bugüne kadar yaptığımız geniş çaplı projeler var; şu ana kadar 25 ülke görmek nasip oldu. Bu ülkelerde sadece gezi değil eğitim gözlemlerim de oldu. Geçen yaz Singapur’da matematik dersleri gözlemledim. “Dünyanın en iyi matematik sınıfı” diye projemiz oluştu, aynı zamanda değişik platformlarda da sunum ve haber olarak yayınladı. Genelde öğretmekten çok öğrenmek daha öncelikli oldu. Daha iyisini yapma ve daha iyisine ulaşma isteğimden dolayı akademik, sosyal alanda çeşitli organizasyonlara ve eğitimlere hem katılımcı hem de konuşmacı olarak katıldım.

fotograf-3
Yazılıma ilginiz var mı?

Herhangi bir eğitim almadım ama yazılımdan çok tasarıma çok büyük bir ilgim var. Örneğin metrobüsle seyahat ederken bütün oradaki afişlerin eksiklerini görebildiğimi düşünüyorum mesela tarih var ama yıl yok. Yaptığımız iş ne olursa olsun tanıtımın büyük bir öneminin olduğunu düşünüyorum.

Bu ilginizi nasıl sağladınız?

Üniversiteden itibaren çeşitli projelerde yer aldığım için ilgim aslında tecrübeyle oluştu. Yerel, ulusal, uluslararası alanda yer aldığım projelerin fikir, geliştirme ve başvuru kısımlarında çok önemli kazanımlarım oldu ve büyük kısmı çeşitli dereceler ve ödüller kazandı. Örneğin; proje danışmanlığını yürüttüğüm son projelerden biri mıknatıslı ayakkabı. Projelerde önemli olan orijinal fikir ve bu fikri geliştirmek. Öğrenci ekibiniz istekliyse gerisi geliyor ve artık bir şekilde proje hayata geçiyor. Seneye hedeflerimden biri, Tübitak‘a proje başvurusu yapmak. iyi bir ekip kurmaya çalışıyorum. Burada ekipten kastımız en iyi öğrenciler değil. En istekli ve o projede en gayret gösterebilecek öğrencilerin seçimi çok önemli. Öğrencilerin projelere olan ilgisiyle benim de öğretmen olarak motivem yıllar içinde arttı.

fotograf-5Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Öncelikle Mezunlarinerede.com projesi kapsamındaki bu röportaj için teşekkür ediyorum. Paylaşımlarımızın daha geniş kitlelere ulaşması açısından çok önemli bir proje. Tecrübe gerçekten herkesin illaki deneyerek kazanması gerekmeyen bir olgu bence tecrübenizi paylaştığınızda da başkalarına faydalı olabilirsiniz. Mesleğimizi çok sevmemiz lazım. Fedakarlıkların çok ve çoğu kez karşılıksız olduğu bir meslek. Singapur’dan bir örnek verebilirim. Dünyanın en iyi öğretmen maaşlarını veren ülkelerden biri. Ülkemizde bu konuda son yıllarda pozitif gelişmeler var. Onun içinde öğretmenlikte yetkin kişilerin farklı sektörlere yönelmesi lazım. Özellikle mesleğimizi seviyorsak ve başarılıysak bu meslekte ısrarcı olmamız lazım Öğretmenliği bir tarafıyla doktorluğa benzetiyorum. Hasta-doktor ilişkisi gibi öğretmenlik öğrencilik ilişkisinin de manevi bir yönü var. Toplumda en çok saygı duyulan mesleklerden biri öğretmenlik. Bu hazzı yaşamak için çok çalışmak lazım öğretmelikte mesai yoktur siz proje geliştirmek istiyorsanız mesai saatleri içinde çalışamazsınız. Özellikle İstanbul olmak üzere birçok organizasyona (Eğitim Teknoloji Kullanımı Konferansı (ETP), Eğitim Teknoloji Zirvesi (ETZ), Eğitimde İyi Örnekler Konferansı, Eğitimde Gelecek Konferansı gibi) her yıl katılmak çok önemli. Hem eğitimdeki gelişmeleri takip edebilme hem de network oluşturma şansı bulunmaktadır.

Üniversite bölüm tercihi öncesi ve sonrası öğrencilere faydalı olan, başarılı Mezunlarinerede.com projesini hayata geçirdiğiniz için tebrik ediyorum, teşekkürler.


“Erkan ÖZKAN&rdquo hakkında 0 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi

Ozan ÖZDEMİR

Merhaba ! Bize birkaç cümle ile kendinizden bahsedebilir misiniz? Merhaba, ben Ozan ÖZDEMİR. 1984 İstanbul doğumluyum. Tıp fakültesini Eskişehir’de bitirdikten sonra Kulak burun boğaz ihtisasını tamamladım. Mecburi hizmetimi Bartın devlet hastanesinde tamamladıktan sonra 2015 yılından Daha fazlasını oku…

Amasya Üniversitesi

Ayşegül GÜDÜCÜ

 Merhaba! Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Merhaba adım Ayşegül Güdücü. Amasya Üniversitesi Matematik Bölümü 2014 yılı mezunuyum. Şu an özel bir kurumda öğretmenlik yapmaktayım. Bölümünüz hakkında bilgi sahibi olmayanlar için biraz okuduğunuz bölümden bahsedebilir misiniz? Daha fazlasını oku…